Whatsapp Whatsapp Telefon Hemen Ara Randevu Messenger Randevu Randevu Al

Obezitenin Meme Kanseri Riskine Etkisi

Meme Kanseri kadınlar arasında yaşa bağlı kalmaksızın en sık görülen kanser türüdür.

Meme kanseri, memenin süt bezlerinde ve süt kanallarında hücrelerin kanser niteliği kazanması, sınırsız ve kontrolsüz çoğalma, büyümeye başlaması sonucu oluşur.

KADINLARIN %85’İNDE AİLE HİKÂYESİ BULUNMAMAKTADIR.

Toplumlar arasında farklılık göstermekle birlikte batı toplumlarında yaşam boyunca her 8-10 kadından birinde görülmektedir. Sıklığı çok az olmakla birlikte erkeklerde de görülebilmesine rağmen çok az kişi bunun önemini anlamakta veya risk altında olduğunun farkına varmaktadır.

Ailede meme kanseri varlığı riski arttırırken, meme kanseri tanısı konulan kadınların %85’inde aile hikâyesi bulunmamaktadır.

ERKEN TEŞHİS İLE TAM TEDAVİ ORANI %96

Meme kanseri tedavisinde erken teşhis çok önemlidir. Meme kanserine erken tanı konulursa hastalıktan kurtulma şansı yüzde 96’dır.

Memede oluşan değişiklik ve kitlelerden çekinmek son derece doğal bir tepkidir ancak konunun uzmanı bir doktorla görüşmeyi geciktirmek sizi tedavi etmeyeceği gibi korkularınızı da arttıracaktır. Memedeki kitlelerin çok önemli bir kısmı kanser değildir ve hastaların fark ettiği kitle kanser olsa bile tamamen tedavi edilebildiği unutulmamalıdır.

Her kadının 20 yaşından sonra her ay kendi kendini muayene ve 40 yaşından sonra yılda bir kere mamografi ile tarama yaptırması erken tanı açısından çok önemlidir. Meme kanserine erken evrede tanı konması, tedavi seçeneklerinin sayısını, tedavinin başarıya ulaşma ve hayatta kalma şansını önemli oranda arttırır.

GÜNLÜK YAŞAMDA YAPILASI GEREKENLER

Meme kanseri riski günlük yaşamda yapılacak bazı değişikliklerle azaltılabilir. Kilo almamaya dikkat etmek, spor yapmak, yağ içeriği yüksek gıdalar yememek, sigara ve alkol kullanmamak risk azaltılabilir. Ailede öyküsü ile genetik geçişli meme kanseri riski yüksek olanlarda yapılacak olan genetik analizler sonucunda genetik bir bozukluk saptanan hastalarda ise cerrahi tedavi yöntemleri uygulanabilir.

OBEZİTENİN MEME KANSERİNE ETKİSİ

Bugünlerde en sık karşılaştığımız sorulardan biri obezite ve meme kanseri ilişkisi üzerine.

Bazı çalışmalar vücut kitle indeksi arttıkça meme kanseri riskinin % 10 ila % 20 arasında arttığını göstermektedir. Meme kanseri riski menapoz sonrası obez kadınlarda artarken, menapoz öncesi kadınlarda azalmaktadır.

Vücut kitle indeksine göre tanımlanan obeziteye ek olarak, vücut yağının dağılımı da önemli olabilir. Bazı araştırmacılar, üst vücut ve abdominal yağlanması olan kadınların daha fazla meme kanseri riski taşıdığını düşünmektedir

Fazla kilolu olmanın genel sağlık üzerinde olumsuz bir etkisi olduğundan şüphe yoktur. Obezitenin doğrudan meme kanserine neden olduğu veya meme kanseri riskini artırdığı iddiası doğru değildir. Ancak, meme kanseri teşhisi söz konusu olduğunda, çoğu durumda, hem obeziteye hem de meme kanseri riskinde artışa neden olan ortak biyokimyasal veya genetik faktörler vardır. Obezite bu nedenle; altta yatan genetik veya biyokimyasal faktörün meme kanseri için “risk bağlamında” bir artış yarattığı dolaylı bir göstergedir.

“Obezite meme kanseri riskini artırıyor” gibi ifadeler, gerçekten gözlemlenebilir iki faktör arasındaki keyfi bir bağlantıdır. Dolayısıyla, sebep-sonuç ilişkisi yoktur.

Özetlemek gerekirse, gerçekten de, obezite diğer birçok hastalık için (tip II diyabet gibi) riskte artışa neden olabilir. Bununla birlikte, obeziteyi meme kanserine neden olmakla ilişkilendirmek için çok az kanıt vardır.

Op. Dr. Onur PEŞLUK

Genel Cerrah