Whatsapp Whatsapp Telefon Hemen Ara Randevu Messenger Randevu Randevu Al

Kalbinize Sağlık

Dünyada gerçekleşen ölümlerin %40’ı kalp damar hastalıklarından olup Türkiye de ise yılda 300.000 kişi kalp krizi geçirmekte ve 100.000 kişi bu yüzden hayatını kaybetmektedir.

Kalp-damar hastalıkların da erken tanı, tedavi ve bedensel sağlıklı yaşam için genç yaşlarda herkesin kalp check-up’ı yaptırması gerekmektedir.

Kalbimiz doğduğumuz andan itibaren hiç durmadan çalışarak günde yaklaşık 100.000 kez atan ve 7-8 litre kanın akciğerlerde ve vücutta dolaşmasını sağlayan, özel kas yapısına sahip bir pompadır. Kalp karıncık, kulakçıktan oluşan 4 boşluk, kas, kapaklar ve kendine ait özel bir damar sistemi denilen koroner arterlerle beslenen temel organımızdır. Kalbimizi tehlikeli durumdan korumak için koroner damarlarda sertleşme, daralma ya da tıkanmaya yol açan risk faktörlerinden…

HİPERTANSİYON

HİPERLİPİDEMİ

DİYABET

OBEZİTE

SİGARA

STRES’ten sakınmamız gerekiyor.

Hipertansiyon

Sistolik kan basıncı 130 mmHg diyastolik 85 mm Hg üstü Hipertansiyon olarak kabul edilmektedir. Kalıcı yüksek kan basıncına bağlı olarak kalbimiz daha fazla çalışır ve bir süre sonra zorlanarak dolaşım sistemini etkiliyor.

Hipertansiyon bazen sinsi olarak seyrediliyor ve bazen hiçbir belirti vermeden ciddi organ hasarlarına neden olabilir.

En sık görülen belirtileri;

– Baş ağrısı

– Baş dönmesi

– Göğüs ağrısı

– Çarpıntı

– Görme bozukluğu

– Nefes darlığı

– Çabuk yorulma

– Burun kanaması

– İdrarda kan

Hipertansiyon tedavisi diyet, egzersiz, sigaranın bırakılması gibi genel önlemlerin alınması ve hipertansiyon tanı sonrası düzenli ilaç tedavisi ve doktor kontrolü altında olması gerekiyor. Hipertansiyonun kronik bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.

Hiperlipidemi

Kolesterol (Yüksek kan yağları) insan kanında bulunan, karaciğerde üretilen ve hücre zarları ile bazı hormonların yapımında kullanılan bir maddedir. Büyük oranda vücutta üretilir, az kısmı ise dışarıdan besinler yoluyla alınır. Bununla birlikte kanımızdaki kolesterol düzeyi birkaç faktörün bir arada bulunmasına bağlı olarak yükselebilir. Bunlar; Sigara, alkol, yaş, genetik kalıtım, egzersiz eksikliği, böbrek hastalıkları, aşırı hayvansal gıda tüketimi. Yüksek kolesterol ve aterosklerotik plakların oluşumu, damarların sertleşmesi ve daralmasına sebep olur. Bazen de tıkanma ile sonuçlanabilir ve hipertansiyon, miyokard infaktüsü, beyin tıkanması, böbrek hastalığı, yürüme güçlüğüne yol açabilir.

Kolesterolün düşürülmesi için; B12, B6, Folik Asit vitaminlerinin alımı, meyve ve sebze kullanımı, egzersiz yapılması ve hayvansal gıda tüketiminin azaltılması gerekir.

Diyabet

Diyabet, başta karbonhidratlar olmak üzere protein ve yağ metabolizmasını ilgilendiren metabolizma hastalığıdır ve kan şekerinin yükselmesi ile  sonuçlanır.

Diyabetes Mellitus pankeasın, insülini yetersiz miktarda üretmesidir. İnsülin kandaki şekeri normal bir seviyede tutmaktan sorumlu bir hormondur.

DM Tip 2 ileri yaşlarda damar sertliğine neden olarak sıklıkla  kilo fazlalığı ile birlikte kalp damarları, böbrekler, gözlerden başlayarak her organı hasara uğratan bir hastalıktır.

Kalbimiz ve stres

Stres hayatımızın bir gerçeğidir. Herkes hayatında zaman zaman stres yaşar. Stresin etkileri kalb atışını hızlandıran ve kan basıncını yükselten EPİNEFRİN (Adrenalin) hormonuna bağlıdır.

Kısa Dönem Etkileri; Kızgınlık, karamsarlık, unutkanlık, dikkat dağınıklığı

Uzun Dönem Etkileri; Kalp hastalığı, depresyon, fobiler, kişilik değişikliği, uyku bozukluklarıdır.

Stresten başa çıkmanın en kolay yolu ise düzenli egzersiz yapmaktır. Egzersiz ile aşırı kilo, yüksek tansiyon, kandaki yağ ve şeker düzeylerinde artış, anksiyete (gerilim) hissi gibi kalp hastalığı risk faktörlerinde iyileşmeye olanak tanır. Egzersiz doğal bir antidepresandır. Egzersiz KORONER KALP HASTASI için riski azaltmada önemli faktördür.

Kalp dostu egzersiz

Egzersiz hayatın bir parçası ve sağlıklı yaşam sürmenin temelidir.

Milattan önce 400yılında Hipokrat’ın söylemine göre ; “Uzun yol yürüyen uzun yaşar.” Yoksa sedanter yaşam kalp-damar hastalıklarına, insülin direnci, obezite ve diyabet gibi hastalıkların başlangıcına yol açar. Türkiye’de erkeklerin %23’ü yeterli, %22’si orta, %55’i düşük düzeyde fiziksel aktiviteye, kadınların %13’ü yeterli, %18’i orta, %69’u düşük düzeyde fiziksel aktiviteye sahiptir. Bu nedenle herkesin egzersiz yaparak kalp sağlığını koruması tavsiye edilir.

Egzersiz yapan insanlar genellikle daha enerjik, güçlü ve esnek olur. Kendini daha iyi hisseder. Zaman içerisinde düzenli egzersiz sizin istirahatteki kalp hızını azaltır ve daha düşük kalp hızı ile egzersiz çalışmalara olanak verir. Kalp damar hastalığı riskini azaltır. Eklem fonksiyonlarında iyileşme sağlar.

Kalp ve Beslenme

Sağlıklı bir kalbe sahip olmak için beslenme alışkanlıklarımıza dikkat etmeliyiz.  Tüketilecek besinlerin çeşitliliğinde herhangi bir sınırlama yoktur. Ancak tercih etmeniz ve uzak durmanız gereken besinleri dikkate almanız yeterlidir.

Tercih Edilmesi Gereken Yiyecekler: Derisi çıkartılmış tavuk, hindi ve balık, az yağlı süt, az yağlı ve kaymaksız yoğurt, yağsız peynirler, yumurta akı, ayçiçek yağı, zeytin, susam, soya ve mısırözü yağı. Ekmek, yağ içermeyen krakerler, tahıllar, makarna, erişte, baklagiller, haşlanmış patates. Bütün taze kuru ve dondurulmuş sebze ve meyveler, sebzeler, meyve suları, yağsız patlamış mısır.

Uzak Durulması Gereken Yiyecekler: Yağlı etler, sakatat, salam, sosis, kabuklu deniz hayvanları, tam yağlı süt, krema, krem peynir ve benzeri yağlı peynirler, mayonez, yumurta sarısı, hayvansal yağlar, tereyağ, yağlı çörekler ve hamur işleri, pastalar, doymuş yağlarla hazırlanan krakerler, yumurtalı ve kremalı hamur işleri, dondurma, çikolata, patates cipsi tereyağlı patlamış mısır, hazır kekler.